Bölüm Başkanından Bölüm Özgeçmişi
Üniversite Öğrencilerine Açık Mektup
Psikoloji Bölümü: Farkında ve Farklı
Bölüm Başkanından: Başlarken…
Prof. Dr. Nesrin H. Şahin

Farkında ve Farklı…

"Colors" - h9351 (DeviantArt)Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü tanıtmak için kullanmayı seçtiğimiz bu ifade, çarpıcı olsun diye değil, bu Bölüm kurulurken yapılan hazırlıkları, harcanan emekleri, oluşturulan vizyonu, Bölümümüzden mezun olup da alana atılacak öğrencilerimizin edinmelerini umduğumuz en temel özelliğini yansıtması amacıyla belirlenmiştir.

Neden “..Farkında ve Farklı..”?

Başkent üniversitesi Psikoloji Bölümü resmen, 2008 yılında kurulmuş olsa da kuruluşu için, önce hayallerimizle başlayan gerekli hazırlıklar, 2000 yılından beri yapılmaktaydı. Bölüm elemanları olarak birbirimizden bağımsızca şunları hayal etmiştik: Başkent Üniversitesi bünyesinde öyle bir Psikoloji Bölümü kuralım ki bu Bölümde, kendi bilim alanımızın, psikolojinin bilgi ve becerilerini, Bölümün işleyişine de yansıtalım.. Diğer deyişle, söylediklerimizle / önerdiklerimizle yaptıklarımız tutarlı olsun. Kurulacak bu bölüm, çalışanlarıyla, öğrenim görmekte olan öğrencileriyle, mezunlarıyla, kendini gerçekleştirmekte olan bir sistemin, bir insanın tüm özelliklerini de taşımayı hedeflesin ve bu yolda gelişsin.

Değerleri:

• Bilinçsizlik/Otomatiklik yerine, Bilinçlilik / Farkındalık
• Söylentiler yerine, “Bilgi” ile yönetim
• Sunulanların tekrarı yerine, Sorgulayıcılık
• Durağanlık yerine, Dinamizm
• Sorumsuzluk yerine, Sorumluluk
• Çaresizce boyun eğmeye dayalı tutsaklık yerine, Bilinçli kabule dayalı özgürlük
• Saldırganlık yerine, Kendini ifade edebilmek
• Bireycilik yerine, Topluma dönüklük ve özveri
• Kopukluk yerine, Karşılıklı bağlılık / Sinerji
• Yıkıcı Rekabet yerine, Yaratıcı işbirliği
• Yapaylık yerine, Doğallık ve Doğayla birliktelik

olsun.

"Colors" - Laila HenrietteTürkiye’de psikolojinin gittikçe “popülerleşen” bir alan olduğunun farkındaydık. Ancak acele etmeyecektik. Otomatik/bilinçsiz/tepkisel davranmayacaktık. Çok düşündük, çok araştırdık. Hayal ettiğimiz “o” bölümü nasıl kurarız diye.. Türkiye’deki psikoloji eğitiminin pek çok sorunları vardı. Bunlar yıllardır alanda yapılan bilimsel araştırmalarla tespit edilmişti. Bu araştırmalardan önemli bilgiler topladık. İşaret edilen hatalara düşmemek, yapılan önerileri dikkate almak için… Diğer psikoloji bölümlerinin programlarını olduğu gibi tekrar etmek istemedik. Yurt içinden ve yurt dışından elde ettiğimiz bilgileri, aldık, sorguladık, hayallerimizle yoğurduk ve “kendi işleyişinden öğrenen”, dinamik bir sistem oluşturmaya çalıştık. Çok yönlü sorumluluklarımızın farkındaydık. Bir yandan bu Bölümde öğrenim görecek öğrencilerimizin mesleki geleceklerini dikkate alırken, diğer yandan da Ülke sorunlarının çözümüne katkıda bulunabilecek şekilde biçimlenmeye özen göstermeye çabaladık, çabalayacağız.. Türk psikologları olarak bir başka sorumluluğumuzun da öğretim elemanlarımızın, yaptıkları ve yapacakları bilimsel araştırmalarla, uluslararası psikoloji bilim alanına yeni bakış açıları getirmeleri olduğunu düşünüyorduk.

Bazı konular vardı ki, bizim kontrolümüz dışındaydı. Örneğin, psikoloji eğitiminin 4 yıl olması gibi.. Bu sürenin, bu alandaki bir eğitim için yetersiz olduğunun, dünyadaki psikoloji akademik camiası içindeki herkes farkındadır. Yurt dışında bu sorun, ABD’de açılan çok sayıdaki yüksek lisans ve doktora programlarıyla çözülmeye çalışılırken, Avrupa’da 3+2 şeklindeki bir süre düzenlemesiyle, 5 yıllık bir eğitimle aşılmaya çalışılmaktadır. Psikologlar, eğer özel çalışacaklarsa, bu süre 6 yıl olarak öngörülmektedir. Türkiye’de ise alanda yetişmiş öğretim üyesi sayısı yetersizliği nedeniyle, yüksek lisans ve doktora programları çok az sayıdadır ve lisans süresinin nasıl uzatılacağı konusunda da varolan psikoloji bölümleri arasında henüz bir anlaşmaya varılamamıştır. Ülke çapında varolan bölümlerimiz, YÖK’e başvurularak lisans süresinin uzatılması talebi konusunda ise kendilerini çaresiz hissetmektedirler. Böyle olunca da “şimdilik yapılacak bir şey yok” noktasında durulmaktadır. Ancak ortada varolan önemli bir gerçek de Türkiye’deki çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen 4 yıllık lisans mezunlarından, ancak uzman psikologlarda varolabilecek bilgi ve becerilerin bekleniyor olmasıdır.

Ülkemizin bu “gerçekler”i karşısında bizler, Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü olarak farklı bir yaklaşım izleyerek, bu çaresizlik duygusundan kurtulmak istedik. Bunun için de varolan koşulları kabullenerek, ancak yine de istediğimiz sonuca biraz daha yaklaşabilmek amacıyla, lisans programımızda biraz değişiklik yapma yolunu seçtik. Sonuçta, yurt içi ve yurt dışındaki benzerleriyle kıyaslandığında, daha yoğun, daha kapsamlı, belki biraz daha zor, ama öğrencilerimizin hem kuramsal hem de uygulamalı çağdaş bilgi ve beceriler açısından daha donanımlı olarak mezun olabilecekleri bir program oluşturduk. Programımızın bir başka önemli farklılığı da yine, Bölümümüzün temel vizyonlarından biri olan, “söyledikleriyle, yaptıkları tutarlı olan psikologlar yetiştirmek”hedefi doğrultusunda, öğrencilerimizin kendi kişisel gelişimlerine, kendilerini gerçekleştirmelerine katkı yapacağını umduğumuz dersleri de içermesidir. Her yarıyıl, farklı bir psikolojik beceriyi ele alacak bu derslerin (stres yönetimi, iletişim becerileri, öfke yönetimi, problem çözme becerileri, çatışma çözümleme, vb.), öğrencilerimizin kendi duruşlarını geliştirmelerinde, onlarda farkındalık yaratılmasında ve olası kişisel sorunlarıyla baş etmelerinde büyük katkıları olacağını düşünmekteyiz. Kuşkusuz böyle bir programın hayata geçirilmesi ancak, hem öğretim elemanlarımızın, hem de öğrencilerimizin birlikte, daha özverili, daha çok işbirliğine yönelik davranmamızla, daha çok çalışmamızla mümkün olabilecektir. Bütün bu zorlukların da karşılıklı, seçilmiş/istemli bağlılığımızın oluşturacağı sinerji ile aşılacağına; farklı ama hayallerimize, değerlerimize uygun bir bölüm oluşturacağımıza tüm içtenliğimizle inanıyoruz.
 
... farklı ve farkında