Araştırma

Madde Bağımlılığına Yönelik Algılar

Madde Bağımlılığı

Gençler madde bağımlılığı hakkında ne düşünüyor? Neden olur? Çaresi nedir?
“Kuram” ya da “teori” terimlerinin genellikle bilime özgü olduğu ve yalnızca biliminsanları tarafından kullanıldığı düşünülür. Gerçekten de bilimde kuramların çok özel bir yeri vardır. Biliminsanları, içinde yaşadığımız dünyayı farklı bilimsel yöntemlerle açıklamaya çalışırken sıklıkla kuramlara başvururlar. Kuramlar varolan bilgileri organize etmeyi ve yorumlamayı kolaylaştıran genel açıklamalardır. Peki ya sokaktaki insanlar? Onların kuramları yok mudur? Sokaktaki insanların da zihinlerinde taşıdıkları kuramları vardır. Ancak, genellikle bilimsel uygulamalardakilerin tersine sokaktaki insan sahip olduğu kuramları onlardan hipotezler elde ederek sınamaya çalışmaz. Zaten bilimsel düşünmenin gündelik bir düşünme etkinliğinden en büyük farkı da bu sınama işidir. Bu çalışmada sokaktaki insanın sahip olduğu kuramlardan birini araştırdık ve madde bağımlığı hakkında neler düşündüklerini anlamaya çalıştık. Araştırmanın sonuçları hakkında bilgi vermeden önce, bazı önemli sorulara yanıt vermekte yarar olabilir.

“Uyuşturucu madde” ne kadar doğru bir isimlendirme?
Son yıllarda, özellikle sentetik uyuşturucu ve uyarıcıların çeşitlenmesi ve bu maddelerin daha kolay erişilebilir hale gelmesi madde bağımlığını giderek daha önemli bir sosyal yaraya dönüştürmektedir. Bu nedenle de medyada “uyuşturucu madde” ile ilgili haberlere daha sık yer verilmektedir. Ancak, medyada ve halk arasında “uyuşturucu madde” olarak anılan bu maddeler bilimsel dilde genel olarak “madde”, bunların yaptığı bağımlılık ise “madde bağımlılığı “olarak ifade edilmektedir. Çünkü bu maddelerin tamamı uyuşturucu değildir; aralarında uyarıcı ya da halusinojen etkiye sahip olan maddeler de bulunmaktadır.

Madde bağımlılığı hangi değişkenlerle ilişkilidir?
Araştırmalar madde bağımlılığının bazı değişkenlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bunlardan ilki yaştır. Kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi gençlerin madde bağımlılığı riski daha yüksektir. 18-29 yaş arasındaki insanların diğer yaş gruplarına göre madde bağımlılığı geliştirme riskleri daha yüksektir. Ayrıca, stresle iyi başa çıkamamak, parçalanmış ailelerden gelmek, suç geçmişine sahip olmak gibi birçok değişken madde bağımlılığı riskini artırdığı söylenebilir. Burada dikkate edilmesi gereken bir nokta bu değişkenlerin sadece risk oluşturduğudur. Yani, parçalanmış ailelerden gelen tüm gençlerin ya da suça karışmış tüm insanların madde kullanmaları gerekmez.

Gençler madde bağımlılığını nasıl algılıyor?
Bu araştırmada genel olarak “İnsanlar madde bağımlılığını nasıl algılıyor?” sorusuna yanıt aradık. Özelde ise üç sorunun yanıtını bulmaya çalıştık:
1) Üniversite öğrencilerinin farklı maddelere olan bağımlılıkların nedenlerine ve bu maddelerin bağımlılığından kurtulma yollarına dair atıfları nelerdir?
2) Bu maddelere karşı tutumlar açısından kadınlar ve erkekler arasında farklılık mıdır?
3) Daha önceden bir madde kullanıcı ile sosyal temas kurmuş olmanın tutumlar üzerinde etkisi var mıdır?
Araştırmaya yaşları 18 ile 27 arasında değişen 166 kadın ve 148 erkek toplam 314 üniversite öğrencisi katıldı. Katılımcıların yüzde 36,9’u daha önceden madde kullanan birini tanıdıklarını bildirdi.

Madde bağımlılığının nedenlerine ilişkin atıflar nelerdi?
Araştırmanın amaçlarına uygun olarak madde bağımlılığının nedeni olabilecek ifadelerden oluşan 84 maddelik bir ölçek geliştirildi. Ölçeğin başında “Bir insan uyuşturucu madde kullanmaya başlar çünkü;” ifadesi yer alıyordu. Bu ifadede yer alan “uyuşturucu” sözcüğü kokain, eroin ve esrar olarak değiştirildi. Dolayısıyla bir grup öğrencinin “uyuşturucu” etiketine karşı atıfları alınırken diğer grupların “eroin”, “kokain” ve “esrar” etiketlerine dair atıfları alınmış oldu. Katılımcılardan her bir ifadenin uyuşturucu madde kullanım nedeni olarak ne derece önemli olduğunu yanında verilen ölçek üzerinde işaretlemeleri istendi [1 (hiç önemli değil), 5 (Çok önemli)]. Ölçekte yer alan maddelerden bazıları şunlardı: “ailesiyle sorunları vardır”, “merak etmiştir”, “yalnızlık hisseder”, “kişiliği yatkındır”, “farklı görünmek istiyordur”, “geçmişi unutmak istiyordur”, “duygusal sorunları vardır”.

Madde bağımlılığının nedenlerine dair atıfların analiz edilmesi sonucunda bu atıfların 4 faktör altında toplandığı görüldü: (1) Problemler ve başaçıkma, (2) heyecan arayışı, (3) sosyal çevre ve (4) yatkınlık.
Problemler ve başaçıkma boyutu madde bağımlılığının nedeni olarak bireyin yaşadığı problemleri ve bunlarla etkili biçimde başaçıkamamasına atıfta bulunan maddeleri içeriyordu. Adından da anlaşılacağı gibi heyecan arayışı boyutunda bu maddelerin heyecan yaşamak için kullanıldığına dair inançlar yer alıyordu. Sosyal çevre boyutunda bireyin yaşadığı sosyal çevrenin madde bağımlılığına neden olabileceğini öneren maddeler vardı. Son olarak yatkınlık boyutu ise bazı bireylerin doğal olarak bağımlılığa yatkın olduğunu ifade eden nedenlerden oluşuyordu. Sonuçlar kadınlar ve erkeklerin iki boyutta anlamlı düzeyde farklı düşüncelere sahip olduklarını gösterdi. Kadınlar problemleri ve başaçıkmayı daha önemli bir bağımlılık nedeni olarak görüyorlarken, erkekler heyecan arayışını daha önemli bir neden olarak gösterdiler.

Madde bağımlılığının çarelerine ilişkin atıflar nelerdi?
Madde bağımlısı bir insanın bu problemden nasıl kurtulabileceğine dair atıfları belirlemek için yukarıda anlatılan yöntemle 67 ifadeden oluşan bir ölçek hazırlandı. Ölçeğin başında “Bir insan uyuşturucu madde bağımlılığından kurtulmak için sizce ne yapmalıdır?” sorusu yer aldı. Bu ölçekte de “uyuşturucu” sözcüğü eroin, kokain ve esrar sözcükleriyle değiştirildi. Ölçekte yer alan maddelerden bazıları şunlardı: “Uyuşturucu madde kullanılan ortamlardan uzak durmalıdır”, “Ailesinden yardım almalıdır”, “Uyuşturucu madde kullanan insanlarla ilişkisini kesmelidir”, “Hastanede tedavi görmelidir”, “Uyuşturucu madde kullanan arkadaşlarıyla ilişkisini kesmelidir”.
Analiz sonuçları katılımcıların madde bağımlılığından kurtulmak için neler yapılabileceğine dair atıflarının dört boyut altında toplandığını gösterdi: (1) Yardım arama ve kaçınma, (2) kendinde değişiklik yapma, (3) sosyal aktivite ve (4) değişim.

Yardım arama ve kaçınma boyutunda bağımlılıktan kurtulmak için profesyonel yardım alma ve madde kullanılan yerlerden ya da sosyal ortamlardan uzak durma ile ilişkili öneriler yer alıyordu. Kendinde değişiklik yapma boyutunda ise bağımlılıktan kurtulabilmek için bireyin düşüncelerinde ve inançlarında değişime gitmesi gerektiği yönünde öneriler vardı. Sosyal aktivitelere katılmak üçüncü öneri boyutunu oluşturuyordu. Son boyut ise bireyin yaşamındaki davranışsal değişikliklerle ilgili önerileri kapsıyordu (başka bir şehre taşınmak, çok para taşımamak gibi). Analizler, kadınların yardım arama ve kaçınma, kendinde değişiklik yapma ve sosyal aktivite boyutlarındaki önerilere erkelerden daha fazla katıldığını gösterdi.

Madde kullanımına karşı tutumlar hakkında ne bulduk?
Araştırmanın önemli sorularından biri de tutumlarla ilgiliydi. Bu nedenle, başında “X Uyuşturucu madde kullanan bir erkektir /kadındır” ifadesi yer alan 20 maddelik bir ölçek aracılığıyla 4 madde türüne karşı tutumlar ölçüldü. Dolayısıyla bu dört maddeden birini kullanan varsayımsal bir kadın ve erkeğe yönelik tutumlar belirlenmiş oldu. Sonuçlar erkeklerin varsayımsal madde kullanıcısına yönelik olarak kadınlardan daha olumlu tutumlara sahip olduğunu gösterdi. Genel olarak en olumsuz tutumlar “eroin kullanıcısına” karşı bulunurken, en olumlu tutum “esrar kullanıcısına” yönelik olan tutumlardı. Daha önceden bir madde kullanıcısı tanıyanların tutumları tanımayanlara göre daha olumluydu.

Bu araştırmanın bulguları bize ne söylüyor?
Görüldüğü gibi üniversite öğrencileri madde bağımlılığına ilişkin çok farklı atıflara ve tutumlara sahipler. Sonuçlar katılımcıların farklı bağımlılık yapıcı maddelere karşı farklı tutumlara sahip olduklarını gösteriyor. En olumlu tutumun “esrar” etiketine, en olumsuz tutumun ise “eroin” etiketine yönelik olduğunu hatırlatalım. Bu bulguya dayanarak, katılımcıların maddelerin bağımlılık yapma ya da zarar verme potansiyellerini zihinlerinde bir hiyerarşi içinde temsil ettiklerini düşünebiliriz. Öyleyse katılımcılar esrarın daha az bağımlık yapıcı ya da daha zararsız bir madde olduğu düşünüyor olabilirler. Daha önce de değinildiği gibi gençler madde bağımlılığı açısından en riskli gruplardan birini oluştururlar. Dolayısıyla maddeler arasında bir ayırım yapmaları maruz kaldıkları riskler artırıyor olabilir.

Akran baskısı, büyük görünmeye çalışmak, problemlerle iyi başa çıkamamak, yalnızlık, iyi aile ilişkilerine sahip olmamak gibi bazı faktörler madde kullanmaya başlama nedenleri olarak karşımıza çıkan neredeyse evrensel değişkenlerdir. Bağımlılık döngüsüne hiç girmemek için madde kullanımıyla ilgili risklerin ve korunma yöntemlerinin çok erken yaşlardan itibaren aile ve okul tarafından bireye kazandırılması gerekir. Belki de en koruyucu yöntem, bir bütünlük içinde büyüyen çocuklar yetiştirmektir. Aile ve okul yaşamı dengeli, uğraşları ve hobileri desteklenen, gelişimi için uygun ortam sağlanan ve “hayır diyebilen” çocukların gelecekte madde bağımlısı olma olasılığı düşecektir. Yine de her yaştaki birey için bilgilendirici faaliyetlerin düzenlenmesi ve bu bilgilerin bireyi korkutmak üzerine kurulmaması son derece gereklidir. İnsanları korkutmak onların problemin çözümünden uzaklaşmalarına neden olacaktır. Bu nedenle koruyucu bilgilerin maddeden uzak durmayı ya da tedavi almayı destekleyici bir tarzda aktarılması gerekir.

Madde bağımlılığıyla ilgili detaylı bilgi için başvurulabilecek bir internet sitesi
http://www.maddebagimliligi16.com adresinden yayınlanan internet sitesi gençler, anne babalar, eğiticiler ve madde bağımlısı bireyler için bilgilendirici bir kaynaktır. Sitede bağımlılık süreci, tedavi seçenekleri ve merkezleri, madde bağımlılığıyla ilgili yanlış bilinenler gibi farklı başlıklar altında detaylı bilgiler verilmiştir.

Orijinal Çalışma

picture

Çırakoğlu, O. C., & Işın, G. (2005). Perception of drug addiction among Turkish university students: Causes, cures, and attitudes. Addictive Behaviors, 30(1), 1-8

 picture picture

Çalışmanın orijinal metnine ulaşmak için lütfen burayı seçiniz (PDF, 99KB).